×

HØGHHEIM, size daha sorunsuz ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmak için çerezleri kullanır. Kabul ederek, izin verdiğinizi varsayıyoruz.Daha fazla

Yalnızlığın Eşsiz Tasviri: Edward Hopper - Gece Kuşları!

HØGHHEIM Store'da tüm dünyada eşsiz olan ürünlerimizi sizlerle buluştururken blogumuzda ise bu eserlere konu olan başyapıtların arkasındaki hikayeyi anlaşılabilir şekilde takipçilerimizle paylaşmaya çalışıyoruz. Düzenli olarak içerik ürettiğimizde blogumuzda sıra bir başka başyapıt olan Gece Kuşları (Nighthawks)'nda. Peki Gece Kuşları'nın bu denli meşhur olmasının ve yüzyıllar boyunca unutulmaz bir eser olacak olmasının sebepleri neler? Bu eser ne anlatıyor? Hangi detaylara sahip? Gelin beraber inceleyelim.

Gece Kuşları'nın Hikayesi

1942 yılında bir yağlı boya tablosu üzerine Edward Hopper tarafından çizilen Gece Kuşları, şu anda ABD'deki Chicago Sanat Enstitüsü'nde sergileniyor.

Tablonun "Nighthawks" ismini İngilizce "Night Owl" (Gece baykuşu) teriminden aldığı düşünülüyor. Hopper, bu ismi geceleri çok geç saate kadar uyumayan insanları anlatmak için kullandı. Hopper'ın evinin bulunduğu Manhattan'ın yakınındaki Greenwich Village'da bulunan ufak bir restoran ressama esin kaynağı oldu. Sanatçı, resme Pearl Harbor Saldırısı'ndan hemen sonra başladı. Saldırı 1941'de gerçekleşti, resim ise 1942 yılında tamamlandı. Bu saldırıda ABD'den çok sayıda insan hayatını kaybetti ve halk gerçek anlamda savaşın korkunç yüzü ile yüzleşmek zorunda kalmıştı. Ve binlerce kişi de bunalıma girmişti. Zaten o zamanlar modern bir depresyon halinde olan halkın bu halinden dönemin sanatçıları da etkilenmişti. Hopper da bu sanatçılardan birisiydi.

Bu olay sonrası ülke üzerinde oluşan kasvet ve karanlık hava resme de yansıdı. Resimde, restoranın bulunduğu sokak tamamen boştur ve restoranda bulunan üç müşteri ne birbirine bakar ne de birbiriyle konuşur. Her biri kendi düşüncelerinde kaybolmuş gibi görünür. Figürler hakkında mutlu ya da üzgün oldukları hakkında bir yorum yapamıyoruz. Bu üç müşteriden ikisi birliktedir. Diğeri ise resmin izleyicisine arkasını dönmüştür. Birlikte oturan çiftin burunlarının gagayı andırması da resmin ismine bir gönderme gibidir. Restoranın tek çalışanı, işiyle ilgileniyormuş gibi görünüp bir yandan da dışarıya bakmaktadır. Adamın yaşı ise resme bakarak tahmin edilemez.

Restoranın köşesi kavislidir ve iki kenarını geniş kıvrımlı bir cam birleştirir. Müşterilerin kıyafetlerine bakıldığında havanın ılık olduğu düşünülür. Ortalıkta hiç palto yoktur ve kadının bluzu kısa kolludur. Sokağın karşısındaki binanın ikinci katında açık pencereler vardır. Restoranın ışığı sokağı da kaplamaktadır ve ışığın bir kısmı da dikkati pencerelere çeker.

Hopper'ın çalışmalarında görülen modern kent yaşamının boşluğu teması bu resimde de fark edilir. Özellikle arkası dönük olarak oturan müşteri, diğer çifte göre daha yalnız görünür. Resme yakından bakıldığında, bar tezgâhının bir üçgen oluşturduğu ve bar alanından çıkışın mümkün olmadığı görülür. Bar alanındaki çalışan tuzağa düşmüş gibidir. Ayrıca restoranın görünürde bir kapısı yoktur. Bu da tuzağa düşme ya da hapsedilme fikrini destekleyen bir başka unsurdur. Her ne kadar Hopper, resimde böyle bir mesaj vermek istemediğini söylese de, büyük olasılıkla bilinçsiz olarak, kocaman bir şehrin yalnızlığını çizmek istediğini de itiraf etti. Resmin çizildiği dönemlerde floresan lambalar yeni kullanılmaya başlanmıştı. Bu da restoranın ışıklarının tüm sokağı kaplamasının sebebi olabilir. Ayrıca, sigara markası olan Phillies'in reklamı da restoranın tabelasındadır.

Sonuç olarak, Hopper'ın istila edilmiş bir şehirdeki boşluğu çizdiği söylenebilir. Resimde insan yaşamına dair hiçbir hareketin olmaması ve restoranın dışının tamamen boş olması bu sonucun kanıtı gibidir.

Bu tarz büyük eserlerin en büyük özellikleri hiç şüphesiz ki derin detayları! Bu eserde de birçok detay söz konusu. Bunlardan birisi de garson. Garson aşağıda bir iş ile uğraşıyor ve bir yandan da başı konuşuyor gibi bir konumda. Kafasında ise bir denizci şapkası var. Bu şapkanın Pearl Harbor saldırısına atıfta bulunuyor. 

 Bir arada olan ve aynı zamanda birbirleriyle hiç ilgilenmeyen, her biri kendi düşüncelerine dalmış insan figürlerini, ortamı, o dönemi, renklerle ve kullanılan materyallerle birlikte muhteşem bir soğuklukla yansıtan bu başyapıt, sanat tarihinin en güçlü eserleri arasına adını yazdırıyor. Eserdeki restoranın bir kapısının olmaması ya da garsonun çalıştığı bölmenin bir kapısının olmaması, kocaman şehirde yalnızlıklarıyla kapalı kalmış bu insanların burada sıkışıp kaldıklarını vurguluyor. 

HØGHHEIM Store'da Gece Kuşları temalı birçok ürünü bulabilir ve anında satın alabilirsiniz. Bu ürünlerimize göz atmak için tıklayın.

Kaynak: Google Arts&Culture

Önceki sayfa
Tüm blogları görüntüle
Sonraki sayfa

göz attınız

üst