×

HØGHHEIM, size daha sorunsuz ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmak için çerezleri kullanır. Kabul ederek, izin verdiğinizi varsayıyoruz.Daha fazla

Grup Portreciliğinde Devrim: Gece Devriyesi (Night Watch)

Işık ve gölge ustası Rembrandt van Rijn (1606-1669), hem Hollanda’nın hem de tüm dünyanın gelmiş geçmiş en büyük ressamlarından biri. Deneyimlerini Leonardo veya Dürer gibi kaydetmemesine ve sözleri sonraki kuşaklara aktarılan Michelangelo gibi hayranlık duyulan bir deha olmamasına rağmen Rembrandt’ı muhtemelen bu büyük ustalardan daha yakından tanırız. Bunun nedeni, yaşamını bir dizi otoportreyle inanılmaz bir şekilde belgelemesidir.  

17.yy barok ressamı, otoportrelerinin yanında grup portreciliğinde de devrim niteliğinde eserler üretti. Biz de bu yazımızda bunlardan en meşhuru olan ‘Gece Devriyesi’ adlı eseri inceleyeceğiz.

Rembrandt van Rijn – Gece Devriyesi (1642)

363cm x 437cm / Tuval üzerine yağlı boya (Rijksmuseum, Amsterdam)

 

‘Gece Devriyesi’ olarak bildiğimiz eserin asıl adı ‘Yüzbaşı Franz Banning Cocq ve Milis Birliği’. Araştırma yaparken karşılaştıklarım arasında beni en çok şaşırtan, eserin aslında bir gündüz resmi şeklinde resmedilmiş olmasıydı. Kullanılan koyu renkli vernik ve yapılan yanlış restorasyonlar sonucu resim bu hale gelmiş.

Tabloda milis birliği resmedilmiş. Dönemin Hollandası’nda milis birlikleri güçlü ve zengin kasabalı erkeklerin cemiyetleriydi. İlk başlarda şehri korumak için kurulmuşlardı ancak zaman geçtikçe bir çeşit törensel işlev yüklenmeye başladılar ve toplantı odalarının duvarlarını süslemek için seçkin üyelerini ölümsüzleştiren grup portreleri yaptırdılar. Bu grup portreleri, geleneksel olarak subayların bir masanın etrafında otururken ya da ayakta ve grup içinde gösterildikleri betimlemelerdi. Bununla birlikte Rembrandt, ‘Gece Devriyesi’ olarak bilinen bu büyük boyutlu resimde geleneksel grup portresini canlı ve karşılıklı etkileşen kişiliklerin kompozisyonuna dönüştürerek kökten farklı bir yaklaşım sergilemişti.

Tablo aynı zamanda 17. yy barok döneminin en büyük örneklerindendir. Eserin taşıdığı barok dönemi özelliklerinin başında tablonun bir sahneden oluşması gelir. Biz bunu resmin içindeki hareketlilikten anlıyoruz. Hareket ön plandan arka plana doğru kademe kademe devam eder ve ön plandaki hareketler ile arka plandaki hareketler etkileşim halindedir. Tablodaki derinlik, perspektifin yarattığı derinlikten ziyade hareketin verdiği derinliktir.

 

Eserle ilgili bahsetmek istediğim bir diğer ayrıntı ise tablonun günümüzdeki boyutunun ilk yapıldığı boyuttan farklı olması. Resim, muhafızlar birliği loncası için yapılmış ve 70 yıl boyunca bu birliğin mekanında sergilenmiş. Ancak 1715’te şehrin belediye sarayına nakledilirken sarayda tablo için ayrılan yerin küçük gelmesi sonucu resim kesilerek küçültülmüş.

Son olarak eserle ilgili birkaç teknik bilgi de vermek istiyorum. Tablo 337 kg ağırlığında. Tabloda toplam 34 kişi mevcut ve bu 34 kişi arasında asker olmayan tek kişi yüzbaşının arkasında aydınlanmış olarak duran kız çocuk. Çocuğun elindeki ölü tavuğun bir zafer işareti olduğu söylenir. Ayrıca Rembrandt’ın bu kızın yüzünü tablonun yapımının bittiği yıl ölen karısına benzettiği de rivayetler arasındadır.

Işık ve gölge tekniğini resimlerinde dramatik bir kurguyla uygulayan Hollandalı ressam ve gravürcü, 2000 civarında eser üretti. Yalnızca sanat dünyasında değil sinemada da iz bıraktı. Tablolarında kullandığı ışık, sonrasında sinemada ‘Rembrandt ışığı’ adıyla yerini aldı.

Sitemizdeki tüm Rembrandt ürünlerine göz atmak için buraya, Gece Devriyesi ürünlerine göz atmak için ise buraya tıklayabilirsiniz.

Yazan: Elif Şevval Tunç

 

Kaynakça;

Resim Nasıl Okunur eski ustalardan dersler, Patrick de Rynck, Hayalperest Yayınevi

Sanatın Öyküsü, Gombrich, Remzi Kitabevi

Bir Resim Bir Hikaye, TRT 2, 32.bölüm, 2019

Önceki sayfa
Tüm blogları görüntüle
Sonraki sayfa

göz attınız

üst